15 Mayıs 2014 Perşembe

Maden Faciası: Yas devam ediyor...

Gidenlerin Ardından Sosyal Medya...
Enkaz çalışmaları, arama-tarama, kimlik tespit çalışmaları devam ediyor... İnsanlar sosyal medyadan tepki göstermeye devam ediyor... Sosyal medya sayesinde en azında insanların tepkisellikleri hakkında fikir sahibi oluyoruz ve en azında memlekette süregiden şu tabloda, birazcık moral buluyoruz belki... Ama oturduğumuz yerden verilen tepkiler, cesurca paylaşılan videolar, açıktan yapıla göndermeler "kadermizi değiştirmek" için ne kadar yeterli... Yoksa sanal-cyber ortamda yaptığımız paylaşımlarla belirttiğimiz tepkiselliğimizle sadece kendimizi biraz olsun iyi hissetmeye mi çalışıyoruz? 

Sosyal Medya Paylaşımları Bize Ne Hissettiriyor...
Bu acılı günlerde kimsenin ne acısını ne de tepkisini sorgulamak değil amacım. Sadece bir soru işareti koymak istiyorum. Bir arkadaşımla üzerine epey kafa yorduğumuz bir konu idi; böyle günlerde yapılan paylaşımlar ve kişi üzerindeki etkileri... Bu sabah sosyal ortamda birilerinin paylaştığı "öz-eleştiri" ile tekrar üzerine düşünme ihtiyacı hissettim.


Aslında arkadışımla tartıştığımız, tam da yan taraftaki "öz-eleştiri" idi. Oturduğumuz yerden yaptığımız "siyaset"... Oturduğumuz yerden ahkam kesmek daha mı güvenli yoksa daha mı kolay... Kolay olduğu kesin ama bu "güvenli siyaset" veya "siyaset-i gündem değerlendirmeleri" ne kadar güvenli tartışılır... IP tespitleri ile twiter a dayanarak yapılan göz altılar ise sosyal medyanın gücünün farkedilmesinden sonra verilen gözdağına sayılabilir ancak. Ve sosyal medyanın etki alanının genişliğinden duyulan korkunun göstergesi de diyebiliriz. Twitter ve youtube u kapatma girişimleri sonra facebook u kapatma tehditleri... Sonrasında açılan twiter ve server ları ile ilgili söylentiler... Bunlar da, insanların evlerinden gösterdiği tepkiye bile karışan bir dikta olduğunun göstergesi tabiki. 

Ama asıl üzerinde durmak istediğim; evimizden tıklayarak, paylaşarak veya beğenerek kendimizi ifade etme şeklimiz, gördüğümüz duyduğumuz olaylara karşı yeterli bir tepki mi... Yukarıdaki yazıyı yazan helallik bile istemiş, haklı mı? Kolaya mı kaçıyoruz? Yoksa, gördüğümüz duyduğumuz olaylar için ne yapabileceğimizi bilmediğimiz durumlarda kendimizi böyle mi ifade ediyoruz? Ya da "cyber leşen" dünyaya ayak uydurmanın başka bir şekli mi? Veya, özellikle şiddet içerikli paylaşımların fazlalığı durumları meşrulaştırıyor da o yüzden mi bize yetiyor? Soru işareti koymak istediğim ve tartıştığımız noktalar bunlardı... Cevaplarını aramaktayız... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder